
Annesi Hollanda’lı bir baronesti ve akrabaları İngiltere kralı 3. Edward’a kadar giden aristokrat bir sınıfa mensuptu. Babası bir sigorta şirketinde çalışıyordu ve sıksık Belçika, İngiltere ve Hollanda’ya gidip geliyorlardı. 1935’de annesi ve Nazi sempatizanı olan babası boşandılar ve baba aileyi terk etti. Annesiyle Audrey Hollanda’ ya taşındılar, burada baleye başladı ve iyi bir balerin oldu(Yıllar sonra Audrey, Kızılhaç vasıtasıyla babasını bulmuş ve ölene dek ona maddi olarak destek olmuş) 1940 yılında Nazi’ler Hollanda’yı işgal edince, Audrey tehlikeli olabileceğinden annesinin İngiliz soyadını değiştirmiş, Hollanda’yı hem savaş, hem de kıtlık baş gösterince, diğerleri gibi lale soğanlarından un yapıp, bisküvit ve kek yapmayı öğrenmişler. Amcası ve annesinin kuzeni direnişçilere katıldığı için Audrey’in gözleri önünde vurulmuşlar. Audrey de oldukça hastalanmış, Yahudilerin çoluk çocuk trenlere doldurulduğunu da hatırlıyor, sokaklarda misilleme için insanların vurulduğuna tanık olmuş, savaştan sonra baleye devam etmiş ama bir balerin için boyu çok uzunmuş ve savaş sırasındaki yetersiz beslenmeden ötürü bir prima donna olamayacağını düşünerek, oyunculuğu denemeye karar vermiş.Slaytı İndir
1953 Yapımı Roma Tatili Filmi •Audrey Hepburn'ü meşhur eden 'Roma Tatili' filmi tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de büyük ilgi görünce, Yeşilçam, 'İstanbul Tatili' ismiyle benzerini çekmişti, Audrey'in rolünü Filiz Akın, Gregory Peck'in rolünü ise Kartal Tibet üstlendi ve filmin sonu orijinal hikayenin aksine, 'mutlu son'la bitmişti.
Filmin çekildiği yıl Audrey Hepburn tanınmamış bir aktristti.Oysa Gregory Peck zaten bir stardı. Çekimler bittikten sonra tecrübeli oyuncu yönetmeni uyararak Hepburn'ün bu ilk büyük rolü ile Oscar'ı alacağını söyledi ve bu nedenle onun isminin afişlerde en tepeye yazılmasını önerdi.Yapımcı onun sözünü dinledi,ABD'deki afişler bu şekilde basıldı Hepburn de Oscar'ı aldı. "Roma tatili" tamamı İtalya'da çekilen ilk ABD filmidir.
•Audrey Hepburn'ü meşhur eden 'Roma Tatili' filmi tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de büyük ilgi görünce, Yeşilçam, 'İstanbul Tatili' ismiyle benzerini çekmişti, Audrey'in rolünü Filiz Akın, Gregory Peck'in rolünü ise Kartal Tibet üstlendi ve filmin sonu orijinal hikayenin aksine, 'mutlu son'la bitmişti.
Daha sonra filmler birbirini izledi, Bu arada Altın Küre ve en iyi kadın oyuncu Oscar’ı dahil aldığı ödüller birbirini kovalıyordu. Filmleri müthiş gişe hasılatı getiriyordu ve dönemin en ünlü erkek oyuncularıyla filmler çevirdi.Sabrina,Funny Face, Savaş ve Barış, Öğleden Sonra Aşk, Tiffany’de Kahvaltı,, Charade, My Fair Lady en ünlü filmlerindendir. Anne Frank’ın babası Otto Frank, kızının hayatını konu alan filmde Audrey’in oynamasını istese de rol için fazla yaşlı olduğunu söyleyerek reddetti.
Özel hayatında çok mütevaziydi, malikaneler yerine bahçeli evleri tercih etti, ayrıca hayvan sever biriydi. İki kez evlendi, ilki oyuncu Mel Ferrer, ikinci eşi İtalyan bir doktor olan Andrea Dotti idi. Her iki eşinden bir oğlu oldu. Daha sonra Robert Wolders adlı Hollanda’lı bir aktörle ilişkisi oldu ve ölene kadar onunla birlikte oldular ama resmen evlenmediler. Onunla geçirdiği 9 yılı hayatının en mutlu yılları olarak nitelendiriyor...
