Eyme.Org - Sunu ve Slaytlar - Slayt İndir ve İzle

Share on facebook
Slaytlar

Claude Monet Resimleri

Slaytı İndir

14 Kasım 1840'da Paris'te doğmuş olmasına rağmen, çocukluktaki ve ergenlikteki tüm izlenimleri ailesinin 1845 yılında taşındığı Le Havre ile bağlantılı. Gençlik yıllarında çizdiği karikatür portreleri, o sıralar çalışmakta olduğu resim gereçleri dükkanında sergilenmeye başlamış.
Zaman içinde Boudin tarafından açık havada çalışmaya ikna edilmiş ve bir süre sonra manzara resimleri çalışmaya başlamış. Bir ressam olma isteğine karşı çıkmayan ailesiyle, akademik sanata karşı eleştirileri ve düzgün bir okula girmeyi reddetmesi sebebiyle sık sık tartışmak zorunda kalmış. Askerliğini tamamladıktan sonra başladığı Académie Suisse'te Pissarro ve Cézanne ile tanışmış. Daha sonra girdiği Atelier Gleyre'de ise Bazille, Renoir ve Sisley ile yakınlaşmış. 1860'lar civarında, Emile Zola ve Adouard Manet'nin de sıkça uğradığı Café Guerbois'yı mesken tutmuş. Monet'nin mesleki açıdan dönüm noktası, Renoir ile birlikte yaptıkları Bougival'deki La Grenouillere isimli yüzer bir restoranın resmi ile gerçekleşmiş.

Slaytı İndir

Resimde kullandıkları ve yeni bir sanatsal hareketin başlangıcı olan tarz, çok sonraları izlenimcilik olarak adlandırılmış.Empresyonizm-İzlenimcilik Akımının babası olarak tanınan Monet aynı zamanda klasik resim sanatının da son ressamı olarak kabul edilmektedir . Çoğu çağdaşları tarafından yeteri kadar anlaşılamayan sanatçı geride , bugün için herbiri birer şaheser olan 420 yağlıboya tablo , 85 pastel , 114 suluboya ve sayısız desen bırakmış , bütün bu çalışmalarıyla resim sanatına yepyeni bir dil , değişik bir anlam kazandırmıştır . Geleneklere körükörüne bağlı bir çevrede amansız bir savaşa katılmak zorunda kalan sanatçı  sonuna kadar direterek resim dünyasının akışını değiştiren öncülerden biri olarak sanat tarihine girmiştir . Ben işimin kölesiyim; hep imkansızın peşinde koştum… Yaşamak için çok az zamanım kaldı. Bu zamanın tümünü, mükemmele ulaşabileceğim ve -eğer mümkünse- beni tatmin edecek bir şey yapabilmek umuduyla resme vermeliyim. " diyor Monet, 1918 yılında G. Bernheim-Jeune'a yazdığı mektubunda. Öldüğünde, yaptıklarından tatmin olmuş muydu bilinmez; fakat geleneksel resim anlayışına farklı bir bakış açısı getirerek Batı resim tarihinde bir çığır açtığı kesin. Yaptığı tabloyla İzlenimcilik akımına adını veren ressam, ömrünü, duyularıyla algıladığını resim yoluyla ifade etmeye adamıştır. Monet'nin hiçbir zaman akademiye gitmek gibi bir isteği olmadı. Yanında öğrenim gördüğü ve beraber çalıştığı ressamlar olmasına karşın; kendi tekniğini oluşturdu ve geliştirdi. Yaptığı resimler hiçbir sistemli uygulama tekniği üzerine temellenmemiştir. O, yaptığı gözlemlerin resme aktarımı üzerine, sürekli geliştirdiği bir teknik kullanmıştır Burada, nesnenin yapısı ve ışığın nesne üzerinde yarattığı ince farklılıklara göre değişkenlik gösteren çeşitli teknikler söz konusudur: Kimi zaman yayılmış, kimi zaman bölünmüş; bazen kalın, bazen de geçirgen; parlak ve katıksız renk kullanımı buna örnek gösterilebilir. Aynı zamanda, içindeki hislerin yansıması da resimlerinde kendini belli eden öğelerden biridir. Aynı konulu kompozisyonlarındaki farklı anlatımlar ressamın iç dünyasının bir yansıması olarak da okunabilir. Örneğin; güneş ışığı altında yapmayı tercih ettiği peyzaj konulu resimlerinde, karısının ölümünden sonra karanlık, soğuk ve donuk renk kullanımını tercih etmesi, ışık değişimlerine önem vermemesi; onun, üzüntüsünü kompozisyonlarında görünür kıldığı anlamına gelebilir. Monet' nin resimlerine yakından bakıldığında ilk algılanan şey bir fırça darbeleri curcunası, ama uzaklaştığınızda bu darbelerin içinden nilüferleri, saman yığınlarını, katedralleri veya kayalara vuran dalgaları seçebiliyorsunuz.

Tabii bu sadece Monet resimlerinin bir özelliği değil. Onun ve birkaç dönemdaşının başlattığı izlenimcilik (empresyonizm) akımının genel özelliği. İzlenimcilik pek demokratik bir akım. Fikirlerin, reçetelerin, renklerin paylaşımı üzerine kurulmuş.
Monet'den sözetmeye devam edelim. "Resimlerim ve çiçeklerim dışında hiçbirşey beni ilgilendirmiyor" dediği rivayet ediliyor. Etrafındakilere karşı ilgisiz. Sevgililerini, karısını, çocuklarını sürekli ihmal etmiş, hatta bazen beş parasız bırakıp, çekip bir yerlere kaçmış.

Resim sözkonusu olduğunda kendisine karşı çok acımasız. Hatta ünlü olduğu dönemde "ne bu kardeşim, ne biçim resim bunlar" diyerek üzerine saldıran sanat eleştirmenlerinden bile daha acımasız. "Haklılar, resimlerim beş para etmez" dediği biliniyor.

Bütün "sanatçı hayatı" anlatan filmlerde kaçınılmaz bir sahne vardır. Sanatçı birdenbire yaptığı herşeyden nefret eder ve geçirdiği buhran sonucu eserlerini yakıp yıkmaya başlar. İşte Monet sanki hep bu sahnelerde yaşamış. 78 yaşına kadar devamlı sinir krizleri geçirmiş, birçok resmini yakmış, parçalamış. Yaptığı şeylerden hiç bir zaman memnun kalmamış. Ve etrafındaki herkese bu yüzden ne kadar büyük acılar içinde olduğunu anlatıp durmuş. Doğrusu, aynı dönemin aynı saygınlıktaki ve aynı zorlukları yaşayan ressamlarına göre çok daha mızmız imiş…

Slaytı İndir

 




Arkadaşlık Free Dating Sites

 

Kültür ve Sanat