Slaytı İndir
Moulin Rouge (Fransızca: Kırmızı Değirmen) Fransa'da bulunan ünlü bir gece kulübü - kabaredir. 1889 yılında Joseph Oller tarafından yapılmıştır. Paris'in Pigalle semtinde, Boulevard de Clichy üzerindedir.
Moulin Rouge üzerindeki kırmızı yel değirmeni ile dünyaca ünlüdür ve aslında bir özel teşebbüs olmasına rağmen Fransız kültüründe sembolleşmiş bir yere sahiptir. Kırmızı değirmeni, elit erotik şovları, yetişkinlere yönelik orijinal eğlence programlarını ve ünlü kan-kan dansını görmek için yıl boyunca gelen pek çok turisti ağırlar.
Orjinal sahne şovları ve binanın dizaynı tarihi boyunca dünyadaki benzerlerini etkilemiş ve pekçok tarzın öncülüğünü yapmıştır. Bu tarihsel süreç girişte sıralanmış panolarda resimler ve çeşitli dillerde yazılmış açıklamalarla özetlenmiştir ve Moulin Rouge'un yaşayan bir müze olduğunu hatırlatır.
Henri de Toulouse-Lautrec, (d. 24 Kasım 1864, - ö. 9 Eylül 1901) Fransız ressam.
Moulin Rouge Ressamın sürekli gittiği, kankan dansı yapan kadınları çizdiği mekan.
Aynı zamanda bu ressamın hayatının anlatıldığı meşhur kitabın adıdır.Slaytı İndir
Aristokrat bir aileden gelen Henri de Tolouse-Lautrec'in; resim konusundaki büyük yeteneği henüz çocuk yaşlarda, çizdiği karikatürlerle belli oldu. Akraba evliliğinden kaynaklanan bir nedenle, ne olduğu saptanamayan genetik bir hastalığın yarattığı kırılgan kemikler yüzünden, 1878 ve 1879 yıllarında acı veren bir tedaviyle boy uzatma çabaları sonucu; her iki bacak kemiklerinin kırılmasıyla kısa boylu kaldı.
Sakat kalmasıyla; annesi ondaki resim yeteneğini keşfetti. Babasından göremediği desteği annesinden alan Lautrec, klasik anlayıştaki resmi değil, "poster" temeline dayanan ressamlığa yöneldi. Seçimi onu başarıdan başarıya götürdü, ünü bütün Paris'e yayılan Lautrec'in posterleri duvarlardan kapışıldı. Henüz 17 yaşındayken denemelerinin sayısı 2400'ü bulmuştu. Emile Bernard, Van Gogh gibi ressamlarla tanıştı, empresyonist akıma kapıldı. 1894–1897 yılları arasında Avrupa’yı dolaştı, bir çok sergi açtı. Ancak gerçek ününe, Moulin Rouge müzikholünü anlatan resimler yaparak kavuştu. Babasıyla olan geçimsizliği ve engelli halinin verdiği bunalımlarla alkole sığınan sanatçı, genelev çalışanlarını çizmeye, giderek, geneleve yerleşip orada yaşamaya başladı. Frengi hastalığına tutulan Tolouse-Lautrec, genç yaşta öldü.
Güzelim dünyadan nefret eden bu soylu kişi; en güzel, en değerli çiçeklerin dahi terk edilmiş topraklar üzerinde ve çöpler arasında yetiştiğine inanıyordu. Bütün insanları seviyordu ama; derinlemesine yaralanmışları daha çok seviyordu. Kötü eğilimler arasında onun nefret ettiği şeyler; sinsilik, ikiyüzlülük ve yapmacık davranışlardı. Sadeydi, gerçeği yansıtıyordu. Çirkinliğine karşın benzersizdi." (Federico Fellininin Lautrec için söyledikleri) Slaytı İndir
