
Usta yönetmen Billy Wilder'dan komedi drama türü romantik bir film. Sinemaya katkıları yadsınamaycak derecede önemli olan yönetmen yine iyi bir iş çıkarmış. 1950'lerin o tatlı romantik havasını yakalayabilirsiniz filmde. film Paris'in bir aşk şehri olduğunu anlatarak başlar ve filmin tatlı kızı Ariane Chavasse (Audrey Hepburn)'in ilk defa aşık olması ve sonrasında yaşadıklarını konu edinir.
Paris'te tanışan konservatuar öğrencisi Ariane ile zengin ve çapkın Frank'ın öyküsü.Filmin ismİ ikilinin öğleden sonra beraber vakit geçirmelerinden dolayı ÖĞLEDEN SONRA AŞK olarak adlandırılmıştır.Slaytı İndir
    Babasının yanında çalışan adam ile onun arkadaşı gizli bir plan yapmaktadırlar,ikilinin amaçları karısıyla kendisini aldatan playboy Frank Flannagan' ı(Gary Cooper) öldürmektir ve Ariane bunları kapı arkasından gizlice duyar.Olayları duyunca konservatuardaki arkadaşından aldığı 2 jetonla önce Frank 'ın bulunduğu oteli arar ve santral onun meşgul olduğunu söyler, bu sefer polisi aramaya yönelir, fakat polisi de bu duruma inandıramaz.Bu sefer yapacağı işse otele girip Frank'i bulmaktır, otele gider gitmesine babasının arkadaşı odanın önünde pusuda beklemektedir. Ariane 'da başka bir odadan girip Frank'in odasına balkon geçer. Frank duyduklarına pek ihtimal vermesede inanmak zorunda kalır,ve birlikte plan yaparlar.Önce adamın karısını saklarlar sonrada iş Ariane‘ı numaradan Frank 'ın eşi olup kadının kocasını buna inandırmaya kalır.Adam odaya girince plan başarıyla son bulur.
   Frank ,Ariane ‘e ilgi duymaya başlar,burayı nerden bulup,adını nereden öğrendiği gibi sorular sorar. Ariane de ondan çok fazla etkilenmiştir. Frank Amerika'ya gidecektir, Ariane i son kez görmek ister, Ariane kabul eder vedalaşma olur.
Aradan bir yıl geçer.Ariane bir gün opera dinlemeye gider aşağıda Frank ı görür yalnız yanında bir kadın vardır,dikkatle ona bakar hemde elinde dürbün ile, onlar opera sonrası karşılaşırlar ve konuşmaya başlarlar, Ariane nin aklında bu seferde sevdiği ve unutamadığı adamı etkilemek vardır. Sonra ki gün otele gelir ikili akşamı otel odasında baş başa dans ederek geçirir. Ariane sürekli Frank ile beraberdir , fakat babası onun konservatuar'da olduğunu sanmaktadır. Frank ,Ariane ‘e bir yemek süprizi yapar ,bir gölün kenarında öğle yemeği yerler sonrada tekne ile gezinti yaparlar,ikili son derece keyiflidir.
   Slaytı İndir   Ariane sevdiği adamı oyuna getirerek en az onun kadar çapkın olduğuna, her hafta elinden beş adam geçtiğine dair rol yapar. Babasının dosyalarında okuduğu dük, borsacı, hokeyci gibi bilumum adamları sevgilileriymiş gibi anlatır Frank a.Bu sırada Ariane e aşık olmaya başlayan Frank kıskançlık krizlerine girer, sevdiği kadının başkalarıyla olma ihtimaline bile dayanamaz. Halbuki Ariane adamın ilişkilerini ayrıntılarıyla okumuş, kendisiyle olurken birkaç kadının daha varlığını hissetmektedir.Frank aniden şehirden gidip bir sene dönmediğinde o yıl boyunca bir sürü kadınla beraber olduğunu bilmektedir. Buna rağmen kıskançlık krizleri değil, üzüntüyle yetinir ama sevgisi o kadar büyüktür ki adamı değiştirmeye uğraşmaz, Frank bir yıl sonra dönünce sorgulamadan yine onunla olur.Film kadın erkek ilişkilerindeki rol dağılımını fevkalade özetlemiş bir yapımdır.
Ariane mektupla belirtemediği şeyleri otel odasındaki telefon ses kaydından Franka açıklar.Frank telefonun açık olduğunu farkeder ve telefonu saatlerce dinler. Bunun üzerinde stres atmak içinde hamama gider .Fakat orada bir zamanlar kendisini vurması gereken adamla karşılaşır ve adam ona yardımcı olacak özel dedektif olarak Ariane' nin babasının kartını verir,oda kağıtta yazan adrese gider, Ariane' de evdedir,fakat ona görünmez,sonrada babasına olanları anlatır.Babası da bu yoldan çıkarak kızının aşık olduğu adamın oteline belgeleri götürüp, kızının sevgilileri olarak anlattığı kişilerin kendi müşterileri olduğunu ve onun ilk defa aşık olduğunu açıklar.
Frank olan bitenler karşısında şaşkın bir şekilde İsveç e gidecektir. Ariane onunla birlikte tren istasyonuna kadar gelir,onu uğurlayacaktır fakat gözyaşlarına engel olamaz.
Ariane trenin arkasından gözleri yaşlı bir biçimde koşuşu ve duygularını gizlemek için yalan yere çok mutlu olacağım demesi çok duygusaldır. Sonrasında Frank'ın mükemmel bir yüz ifadesini takiben onu kucaklayıp trene alması filmin finalini muhteşem yapar.
   13 yıl arayla çekilen "Love in the Afternoon" ve filmin Türk versiyonu "Arım Balım Peteğim" pek farklı filmler değiller.Yalnız Ariane rolünü oynayan Türkan Şoray, sevgilisinin Amerikaya gittiği sürede hamile olduğunu anlayacak ve çocuğu olacaktır.Slaytı İndir