Slaytı İndirNorveç in kültürel ve siyasal yaşamına büyük katkıları olan Dr.Christian Munch ve Laura Cathrine’in oğlu olan Edward, 1863 yılında Löten’de doğdu. 5 yaşında annesini, 14 yaşında kız kardeşini veremden kaybetti. Babası çok dindar ve püriten bir babaymış. Püritenler; baskı, ceza, korkutma, tehdit ve sindirme gibi unsurları uygulayarak, dünyayı doğru, adaletli, sevgi dolu yapmaya çalışırlar. Ressamın çok zayıf bir bünyesi varmış ve sürekli hastalanıyormuş. Bu esnada diğer kardeşlerinden birisi şizofreni iken diğer kardeşi evlendikten sonra ölmüş.
Babasının sürekli anlattığı hayalet hikayeleri, korku-hüzün-melankoli-ölüm durumlarında bulunuşu resimlerine de yansıdı . Edward çocukluğunda ve gençlik yıllarında yaşadığı bu ölüm korkusundan hayatı boyunca kurtulamadı
Van Gogh gibi Edvard Munch da resimlerinde hüznü, acıyı, melankoliyi ve özellikle de hastalıkla, ölümü yansıtmaya çalışmıştır. Norveçli ressamın (1863-1944) çocukluğunda ailesinde hastalık ve ölümler eksik olmamıştı. Bunlar hayatı boyunca unutamayacağı, onu etkileyen ve sanatına yansıyan olaylardı. Annesi ve kız kardeşinin ölümünün ardından babası da para sıkıntısı ve bunalım içindeydi. Odasına girip saatlerce dua ederdi.Munch o günler için daha sonra "hastalık, delilik ve ölüm beşiğimin başucunda nöbet bekleyen ve ömrüm boyunca yanımdan ayrılmayan kötü meleklerdir" diye yazar. İlk sergisi sonunda aldığı bir bursla Paris'e gitmiş ve orada üç yıl kalmıştır soluk alıp veren, hisseden, acı çeken ve seven canlı varlıkların resimlerini yapacağını belirten Munch Avrupa'nın pek çok yerini dolaşmıştır En önemli ve etkileyici resimlerinden biri olan ÇIĞLIK'ın 50'den fazla gravürü vardır. Resimde insanın yalnızlığına ve korkusuna şahit oluruz. Körfez, küçük yelkenli gemiler ve resmi çaprazlama kesen parmaklıklı köprü, sahnenin kuzey sahilinde olduğunu gösterir. Munch 1892 yılında hastalığı sırasında yazdığı günlüğünde bu sahneden söz eder ; "İki arkadaşımla güneşin batışında yürüyordum. Aniden gökyüzü kahverengiye dönüştü, durakladım, hissizleştim ve bir parmaklık üzerine dayandım. Kentin ve mavi fiyordun üzerinde ateşin dili ve kan vardı. Arkadaşlarım yürümeye devam ettiler ben ise hala orada korkuyla titreyerek kalakaldım ve doğanın içinden gelen sonsuz çığlığı duydum".Resimdeki dalgalanmalara bakıldığı zaman sanki o çığlıklar duyulabiliyor, renklerde yüksek ses yüzünden dalgalanmalar oluşmuş, resim hareketli gibi gözüküyor. Çığlık son derece ürkütücü ve karamsarlaştırıyor. Bu çığlık doğanın insanda yansıyan çığlığı.. Bir şeyden korkunca atılan bir çığlık değil, taa içerilerden gelen, ruhun çığlığı bu. İnsanın yalnızlığını, çaresizliğini, korkusunu anlatan bir çığlık.. Oslo'daki Munch müzesinden çalınan 'Çığlık' tablosunun parasal değeri yaklaşık 70 milyon dolar. Ölçülemez sanatsal değerinin yanı sıra, Edward Munch'un 1893 yılında yaptığı tablo, insancıl korku ve acıyı en çarpıcı biçimde yansıtan resim kabul ediliyor. Norveçli ressam Edward Munch`ın 2004`te çalınan ve yıpranmış olarak bulunan paha biçilmez "Çığlık" tablosu, onarılarak Norveç müzesindeki yerini yeniden almıştır.Çığlık” modern insanın ruhsal acılarının simgesi haline geldi.Kullanılan renkler ve deformasyonun bir ifade aracı olarak böylesine yoğun şekilde kullanıldığı ilk modern başyapıt olma özelliğini kazandı. 1909’da sinirsel depresyon nedeniyle kliniğe yatırılan Munch sonunda Oslo Fjod’de yerleşti. 1930’da göz hastalığı nedeniyle çalışmaları yavaşladı.Fakat hem Jugendstil sanatçıları hem de Ekspresyonistler tarafından bir usta olarak kabul edilen Munch, sürrealistler tarafından da onurlandırılarak sergilerine alındı. 1944 yılında Norveç Ekely’de hayatını kaybetti. Önemli eserleri:Hasta Çocuk(1886), Ölüm Odası(1892), Ölüm Döşeği(1895), Ölü Anne(1899), Çığlık (1893), Erkek ve Kadın(1898), Öpücük (1897), Hayat Dansı(1897-99 Slaytı İndir
