Meme kanserinin üstünden gelen Gabro, 15 Nisan 1990 yılında New York ta 84 yaşında, böbrek yetmezliği ve zatüree nedeniyle hayata veda etti, cesedi yakıldı. Külleri İsveç’teki bir mezarlığa gömüldü. Malikanesini yeğenine bırakmıştır Kişi olarak otoriteyi, hiyerarşiyi ve kamuoyunu hiç önemsemedi, hiç evlenmedi, özel hayatıyla ilgili hiç bir sırrı açıklamadı. hiç röportaj yapmadı, hiçbir galaya katılmadı, hiç resim imzalamadı. Film şirketi bile evinin adresini ve telefonunu bilmiyordu.Onur Oscarı aldığı gece dahi ödül törenine katılmadı. Garbo nun kusursuz bir güzelliği yoktur aslında. Mona Lisa gibi; kendisine bakılan her açıda, her pozunda, her fotoğrafında kadını güzel kılan farklı bir sıfata bürünür baştan aşağı. Esrarengiz, tatlı, akıllı, havalı, kendinden emin, masum, seksi, hüzünlü kadın... Kusurlarına rağmen her türlü güzeldir ve kusurlarıyla gerçektir. Hafifliğe olan uzaklığıyla kadının asaletinin simgesidir.
