Yazarın Amerikan iç savaşını ve savaş sonrasını anlatan ilk ve tek kitabıdır.
Rüzgâr Gibi Geçti ilk kez 1936'da yayınlandı. 1939'da aynı adla sinemaya
aktarıldı.
Kitap, Amerika'nın en çok satan eseri olurken, filmi de en yüksek gelir
getiren film olma özelliğini 21 yıl süreyle korudu.
Slaytı İndir
Rüzgar Gibi Geçti: Vivien Leigh tarafından canlandırılan, ateşli ve bencil tabiatlı yarı İrlandalı güneyli güzel Scarlett O'Hara, Leslie Howard'ın oynadığı centilmen Ashley Wilkes'i sevmektedir. Ashley de onu sever. Clark Gable'ın incelikli ve doğal bir oyunculukla hayat verdiği, kendini beğenmiş, asi, fırsat düşkünü Rhett Butler da Scarlett'a âşıktır. Ashley, kibar kuzini Melanie (Olivia de Havilland) ile evlenir, çünkü Scarlet'ın tutkulu karakterine karşılık, Melanie ile ortak huzurlu, sakin karakterlerinin çok daha iyi bir evliliğe yol açacağını düşünmektedir. Bu arada Rhett ve Scarlett ilk karşılaştıklarında aralarında bir elektriklenme olur ve bu Scarlett'ın ilk iki evliliği boyunca da sürer. Scarlett ve Rhett nihayet evlenirlerse de güzel kadın hâlâ sevdiği Ashley'in özlemini çekmektedir.Hattie McDaniel Mammy rolünde Film bazı eleştirmenlerce Güney'in değerlerini övmesi ve kölelik düzenini romantik dille anlatması gerekçeleriyle eleştiriye uğramıştır. Ancak, gerek filmin çekildiği yıl gerekse daha sonra filmi izleyenlerin çoğu bu eleştiriyi paylaşmamıştır. Hattie McDaniel tarafından canlandırılan Mammy karakteri köleliğin en güzel örneği eleştirisine uğrasa da Mammy'nin Scarlett'in yetişmesinde oynadığı rol ve katı tavırları bu eleştirilerin sönük kalmasına yol açmıştır. Hattie McDaniel, 1930 ve 1940'lı yıllardaki zencilere yönelik tavır nedeniyle filmin Atlanta, Georgia'daki ilk gösterimine katılamamıştır. Buna karşın, aldığı En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu ödülüyle zenci Amerikalılar için bir gurur kaynağı olmuştur.Bu trajik aşk dörtgeninin fonunda, kuzey-güney savaşı ve güneyin yeniden yapılandırılması, Atlanta'nın yanışı, yaralı güney eyaletleri federasyonu üyeleri ile dolu tarlalar da kullanılmıştır. Titizlikle hazırlanmış sahneler, gün batımı görüntüleri, dramatik ve romantik müzik, trajik savaşı somut hale getirmek için kullanılan güney halk şarkıları, nükteli diyaloglarla Rüzgâr Gibi Geçti, sinema tarihindeki büyük epik dramlardan biri olarak kabul edilir. Bu arada Scarlett ve Rhett'in Bonnie isimli bir kızları olur fakat kızlarını talihsiz bir kazayla kaybederler,bu sonun başlangıcı olacaktır.Çok ağır hastalanan Melanie, Asley'yi Scarlett'e emanet ederek ölür,Scarlett de bu arada aslında Melanie'nin ne kadar güçlü,kişilikli ve hayranlık uyandıran bir kadın olduğunu anlamış ve aynı anda yıllardır Ashley'e karşı duyduğu aşkın da bir gençlik yanılgısı olduğunu fark etmiştir. Fakat Rhett'in de sabrı tükenmiştir ve Scarlett'in Ashley'e olan aşkının bitmesini beklemekten yorulmuştur.Scarlett'in aslında yıllardan beri Rhett'i ne kadar büyük bir aşkla sevdiğini anladığı an,Rhett de onu terk eder. Scarlett, Rhett'i sevdiğini anlamıştır, ondan gitmemesini ister ve sonunda Rhett'i sevdiğini itiraf eder ama Rhett, sinema tarihine geçen o replikle 'doğrusunu istersen tatlım, umurumda bile değil" (frankly my dear I don't give it a damn!) diyerek çeker gider!
Scarlett, umutsuz olduğu her zaman yaptığı şeyi yapacaktır, o güçlü bir kadındır, Tara'ya çiftliğe gidecektir, her şeye yeniden başlayacak ve Rhett'i nasıl geri getireceğini düşünecektir. Yarın başka bir gündür... Film böyle biter.

